Gastronomi,  Toplumsal Konulu Yazılar

İSRAF

Bugün oldukça ciddi bir konu hakkında yazmak istiyorum. Başlıktada okuduğunuz üzere bugun özellikle kendi ülkemizi ele alarak ama zaman zaman dünya genelinden örnekler vererek israf konusunu size anlatacağım. Çünkü bu konuyu çok çok çok daha fazla konuşmak zorundayız ama aksine sadece dönem dönem ortaya atılıyor ve sonra kaybolup gidiyor bizim bu konuya normalden daha ciddi yaklaşmamız gerekirken biz hiç umursamıyoruz. İş işten geçmeden bilinçlenmek zorundayız.

Tüketim kavramı, temel ihtiyaçlar ve zorunluluklar üzerinden insan hayatına yön veren bir davranış olarak hayatımıza girmiş, günümüzde bu yönü gittikçe azalarak devam eden toplumsal, kültürel ve psikolojik eksenlerde yeni boyutlar kazanmaya başlamıştır. Günümüzün en temel problemi ekonomi. Sadece devletlerin ekonomisi değil bir bireyin ya da bir çekirdek ailenin de ekonomisinden bahsediyorum. Sonuçta tek başınızada yaşasanız veya bir aileniz de olsa geçinebilmek için ekonominizi sürekli kontrol etmek zorundasınız. Yıllar ilerledikçe teknoloji geliştikçe, sosyal medya hayatımıza girdikçe tek yaptığımız şey tüketmek. Paragrafın başında bu yüzden tüketim kelimesinin anlamını yazarak başladım. Temel ihtiyaçlar ve zorunluluklar işte en kritik yer burası size bir soru sormak istiyorum sahip olduğunuz her şeyi gözünüzün önünden geçirin yüzde kaçı hayatta kalmak için sahip olmak zorunda olduğunuz şeyler? Artık sahip olmak istediğimiz ürüne ihtiyacımızın olup olmaması hiçbirimizin umrunda değil tek umursadığımız şey dışarıdan nasıl göründüğümüz. Tek yaptığımız şey sorgusuz sualsiz tüketmek. Şimdi biraz daha gastronomi’yi ilgilendiren konulara geliyorum. Türkiye israf konusunda her geçen yıl zirveye doğru emin adımlarla ilerliyor. Önlenemez bir yükselişimiz var kimse karşımızda duramıyor zirveye çıkmamıza çok az kaldı asalım mı bayrakları? BM’nin 2021 yılına ait israf raporunda Türkiye’de her yıl 7.7 milyon ton yiyecek çöpe atılıyor. Kişi başına düşen pay ise 93 kilo. Bir yıl boyunca her birimiz 93 kilo yiyeceği kendi elimizle çöpe atıyoruz.

Tabloda da gördüğünüz gibi Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Meksika’nın ardından üçüncü sıradayız. İlk on içinde bulunan ülkere bakın çoğu üçüncü dünya ülkeleri. Bu ülkelerin çoğu açlıkla sefaletle mücadele ediyor ve buna rağmen dünyanın en çok yiyecek israf edilen ülkeleri arasındalar. Çok büyük ekonomiye sahip ülkeler değiller bizim de çok büyük ve güçlü bir ekonomimiz yok ve bu listede başı çekiyoruz. Tehlikenin farkına varmak ve bilinçlenmek zorundayız. Yine ayrı rapora göre dünya genelinde her yıl ortalama 931 milyon ton gıda israf ediliyor. Bu da şu demek dünya genelinde hazırlanan yemeklerin %17’si doğrudan çöpe gidiyor. Tekrar ülkemizin durumuna dönecek olursak her yıl ortalama 555 milyar türk lirasını israf ediyoruz. İsrafın zararının sadece gıdalar olduğunu mu düşünüyorsunuz? Arkadaşlar sadece yemeklerimizi değil cebimizde ki parayı çöpe atıyoruz 555 milyon türk lirası milli gelirlerin %15i demek. Gelirlerimizin %15ini doğrudan çöpe atıyoruz. Ülkemizde 300 gram üzerinden günde yaklaşık 85 milyon ekmek üretiliyor, tüketim ise 79 milyon civarında gerçekleşiyor. Geriye kalan 6 milyon ekmeğin günlük çöpe gittiği ifade edilmektedir. Bu oran üretilen ekmeğin yüzde 7’sine denk gelmekte. Evet yanlış okumadınız günde 6 milyon ekmeği çöpe atıyoruz. Vatan millet sevgisi sadece eline silah alıp işgale gelen düşmanı geri püskürtmekle olmuyor arkadaşım. Hele ki yaşadığımız devirde vatanını milletini seviyorsan israfa engel olacaksın anca böyle katkı sağlayığ koruyabilirsin vatanını. Ekmekten sonra en çok israf edilen kaynak tabii ki su. Daha çok yeni yağmur duaları edildi. Bu olaylar bilim kurgu filmlerinde yaşanmadı 1.5-2 ay önce camii’lerden yağmur duaları edildi İstanbul’un suyu bitiyor diye. Türkiye’de kişi başına düşen yıllık su kullanma miktarı 1.430 metreküp. Bu miktar zaten hali hazırda bizi su fakiri ülkeler kategorisine sokarken biz bir de çok bolca suyumuz varmış gibi asla dikkat etmiyoruz. Her birey su konusunu sahiplenmeli, sorumluluk alarak doğru noktaya ulaşılmasına katkıda bulunmalıdır. Peki nasıl israftan kaçınırız son olarak bir kaç örnekle bundan bahsetmek istiyorum. Bireylerin tasarruf yapma konusunda ve tasarrufların finansal sistem içerisinde nasıl değerlendirilmesi gerektiği konusunda da bilgilendirilmesi gerekmektedir. Bunun yanı sıra ekonomi yönetiminin tasarrufları teşvik edici önlemler alması ve uygulamalar yapması, tasarruf yapmanın cazip hale getirilmesi ve halkın ekonomi politikalarına olan güveninin artırılması gerekiyor. Kısacası bilinçli bir tüketici olmamız gerekiyor. İhtiyaçlarımız doğrultusunda hareket etmemiz gerekiyor. Egolarımızı tatmin etmek için hareket etmemiz gerekiyor. Sadece benim dikkat etmemle ne değişecek deme. Herkes önce kendini değiştirirse zaten herkes değişmiş olur. Değiştirmeye önce kendimizden başlamalıyız.

                                                    ALİHAN CEYLAN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir