Hukuk

COVID-19 AŞISININ UYGULANMASI ZORUNLU TUTULABİLİR Mİ?

1 Aralık 2019 tarihinde Çin’in Hubei bölgesinin başkenti olan Vuhan’da ortaya çıkan virüs salgını olarak nitelendirilen COVID-19 (Koronavirüs) Pandemisi, Dünya’mızı uzun süredir tehdit altında bırakan, sayısız can kaybına sebep olmuş ve bu virüsün yol açtığı hastalıkla başa çıkabilmek adına birçok tedavi yöntemi uygulanmıştır. Son zamanlarda ise Dünya Sağlık Örgütü’nün “Tünelin Ucundaki Işık” olarak lanse ettiği ve salgını sona erdirecek temelli bir çözüm olarak belirtilen “aşı(lar)” bulunmuş ve hatta bazı ülkelerde uygulanmaya başlanmış gözükmektedir. Bu tedavinin gündeme gelmesiyle birlikte “aşı karşıtı” söylemler ve buna binaen aşı vurulmayı reddeden kişilerin varlığı ile aşının insanlara zorla uygulanıp uygulanamayacağına dair tartışmalar gündeme gelmiştir. Peki, ülkemizde herhangi bir aşının uygulanması zorunlu tutulabilir mi? Bu husus, hukuki bir sorun teşkil ettiğinden ana mevzuatımız olan Anayasa hükümlerini incelememiz gerekir.

Anayasa’nın 17.maddesinin ilk iki fıkrasında bu husus şu şekilde hüküm altına alınmıştır:
“Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.
Tıbbî zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbî deneylere tâbi tutulamaz.”

Anayasa Mahkemesi de aşı hususunu ilgili maddeyle bağdaştırmış ve konuyu aşağıdaki şekilde açıklamıştır.
“…Tıbbi müdahale; hastalıkların teşhisi, tedavisi veya önlenmesi amaçlarına yönelik olarak tıp mesleğini icraya yetkili kişiler tarafından gerçekleştirilen faaliyetlerdir. Bu kapsamda, birtakım hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için o hastalığın mikrobuyla hazırlanmış eriyik olarak tanımlanan maddelerin vücuda verilmesi şeklindeki aşı uygulamasının da müdahalenin boyutundan bağımsız olarak vücut bütünlüğüne bir müdahale oluşturduğu açıktır…”

Görüldüğü üzere Türkiye’de zorunlu aşı uygulaması yapılabilir. Anayasa Mahkemesi de bu durumu kabul etmiştir fakat Anayasa’da güvence altına alınmış her hak gibi kişinin vücut dokunulmazlığı hakkına müdahale edilmesi de birtakım sınırlamalara tabi tutulacaktır. Bu sınırlamalar:

1-Tıbbi zorunluluklar
2-Kanunda yazılı durumlar

Tıbbi zorunlulukların değerlendirilmesi, hukuki bir özellik arz etmediğinden ilgili alanda uzman kişiler veya kurumlar tarafından yapılması gerekmektedir.

Kanunda yazılı durumları ele alacak olursak zorunlu aşı uygulamasının esasen 1930 tarihli Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nda düzenlendiğini görüyoruz. Bu Kanun’da hangi hastalıklara zorunlu aşı uygulanabileceği sınırlı sayıda belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesi 2015’ten itibaren verdiği kararlarda, bu listenin dışındaki hastalıklara Bakanlık düzenlemeleriyle ekleme yapılmasını Anayasa’ya aykırı saydı. Mahkeme, Kanun’da sayılan hastalıkların dışında yeni hastalıkların yaygınlaşması hâlinde sağlık bakanlığının listeyi genelge vb. yollarla genişletmesi imkânına belirleyici değer yüklemedi. Özetle Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nda sınırlı sayıda belirtilen hastalıkların yanına yalnızca yasama yolu ile başka bir hastalık eklenebilir. Her yeni zorunlu aşı uygulaması için ayrıca kanunla düzenleme yapılması gereklidir.

Sonuç olarak söz konusu salgının sona erdirilmesini tıbbi zorunluluk olarak kabul ettiğimiz takdirde, COVID-19 aşısının zorunlu tutulabilmesi Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’na yasama işlemi aracılığıyla yapılacak bir ekleme ile mümkün hale gelecektir.

Ece Sinem ORAL

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir