Gastronomi

TÜRKİYE VE ŞARAPÇILIK

Gastronomi deyince akla ilk olarak gelmese de aslında şarap bu sektörün içinde ciddi bir yere sahiptir. Buna en büyük örnek olarak dünyaca ünlü restoranların şarap menülerine bakarsanız bu işin ne kadar önemli olduğunu anlarsınız. Çünkü içtiğiniz şarabın kalitesi, lezzeti ve yediğiniz yemekle olan uyumu o yemekten aldığınız lezzeti birkaç kat artırır. Bu sebeple şarap, gastronomi sektöründe çok önemlidir. Kısaca şarabın neden önemli olduğundan bahsettim şimdi yazımın konusu olan şarapçılığın Türkiye’deki yeri, önemi ve ülkemizde bulunan şarap rotalarından bahsetmek istiyorum.

          Şarap, bulunduğumuz topraklarda yani Anadolu’da aslında çok çok eski yıllardan beri tüketilen bir içkidir. Daha sonra Türklerin Müslümanlığı kabul etmesiyle şaraba olan ilgi azalmış  olsa da her zaman bu topraklarda bulunmaya devam etti. Genel olarak Türkiye dendiğinde akla gelen ilk içki ‘Rakı’ olsa da şarap özellikle son 15-20 yıldır tekrar adından söz ettirmeye başladı. Böyle söylediğim zaman çok fazla alkol tüketen bir milletmişiz gibi anlaşılabilir ama aksine biz çok fazla alkol tüketen bir millet değiliz. En çok içilen içki olan rakı yılda kişi başına ortalama 1.5 litre tüketilerek başı çekmekte, şarap ise kişi başına yılda ortalama sadece 1 litre tüketilmekte. Dünya’da yıllık şarap tüketim ortalaması 4 litre olup, Fransa’da ise bu sayı 100 litreyi aşmaktadır. Bu sayılara bakıldığı zaman dediğim gibi çok fazla alkol tüketen bir millet değiliz aslında.

 Peki Türkiye’nin şarap rotaları nerelerdir;

 1) MARMARA(TRAKYA) ROTASI

        Marmara bölgesi, yazın sıcak ve yüksek nem oranına sahip bir bölge olduğu için şarap üretimi açısından son derece elverişli bir bölge konumundadır. Günümüzde Türkiye’de üretilen şarapların %15’i Marmara bölgesi’nde üretilmektedir.   Bu bölgenin şaraplarında Adakarası, Cabernet Franc, Cabernet Sauvignon, Chardonnay, Cinsault, Gamay, Kalecik Karası, Merlot, Papazkarası, Riesling, Sauvignon Blanc, Semillion, Şiraz (Shiraz,Syrah) ve Viognier gibi farklı üzüm türleri kullanılmaktadır.

2) EGE ŞARAP ROTASI

         Ege bölgesindeki üzüm bağları, sizleri Türkiye’deki şarap üretiminin yarısından fazlasını gerçekleştiren şarap rotasına götürecektir. Bu bölgede uzun ve sıcak yazları, ılıman kışları ile Alicante Bouchet, Boğazkere, Bornova Misketi, Cabernet Franc, Cabernet Sauvignon, Carignan, Chardonnay, Çalkarası, Çavuş, Dimrit, Grenache, Kalecik Karası, Karalahna, Kuntra, Malbec, Merlot, Mourvedre, Narince, Öküzgözü, Petit Verdot, Pinot Noir, Sangiovese, Sauvignon Blanc, Şiraz (Shiraz-Syrah), Sultaniye, Tempranillo, Vasilaki ve Viognier gibi sayısız üzüm türlerinin yetiştirildiği harika bir ılıman Akdeniz ikliminin özelliklerinin tadına varacaksınız.

3) ANADOLU ŞARAP ROTASI

     Anadolu şarap rotaları çok geniş bir coğrafyaya yayılır. İç Anadolu’da Ankara ve Kapadokya’dan başlayıp Tokat’a kadar uzanan, oradan güney ve güneydoğuda Diyarbakır’ı da içine alan çok geniş bir bölgeyi kapsar.

Yazların kurak ve sıcak, kışların sert ve soğuk geçtiği karasal iklimine sahip bu yörede gece ve gündüz ile yaz ve kış arasındaki büyük ısı farklılıkları, çok değişik yerli tür ve lezzette üzüm ve şarabın üretilmesine de olanak sağlar. Aynı farklılıkları gerek topoğrafyada gerekse toprak ve arazi şartlarında da görmek mümkündür. İç Anadolu ve Kapadokya bölgesinin şarapları genelde Chardonnay, Dimrit, Emir, Kalecik Karası, Malbec, Narince, Öküzgözü, Sauvignon Blanc ve Tempranillo üzümlerinden yapılırken, kuzey Anadolu taraflarında Boğazkere, Kalecik Karası, Öküzgözü ve Şiraz (Shiraz-Syrah) cinsi üzümler ağırlıktadır. Ancak, doğu Anadolu’ya doğru Tokat, Malatya ve Elazığ dolaylarında Boğazkere, Narince ve Öküzgözü gibi üzümler tercih edilirken, Diyarbakır’da sadece Boğazkere bilinir.

  4) URLA

     Urla hakkında öyle rivayetler var ki hangisinden bahsetsem bilmiyorum. En iyisi ben en çok beğendiğimi anlatayım. Rivayete göre, Roma imparatorluğu döneminde Urla’da ki şaraplar o kadar meşhurmuş ki dönemim Roma imparatoru  Domitianus, Urla bağlarının yakılmasını emretmiş ama sonradan bir şekilde imparatoru ikna etmeyi başarmışlar ve Domitianus’u kararından döndürmüşler. Urla’da ki şarapların kalitesini ve güzelliğini anlatan hoş bir rivayet sonuçta gerçekliği bilinmiyor. Urlaya gidip görebileceğiniz 7 adet bağ mevcut bunlar;  Limantepe, Urlice, USCA, MMG, Urla, Urla Bağevi ve Mozaik.

       Son olarak konuyu toparlayacak olursam, ülkemizde üretilen 1200 civarındaki üzüm çeşidinden ne yazık ki sadece 35 tanesi şarap üretimine uygundur.Türkiye, Dünyadaki şarap üretiminin sadece %0.2sini gerçekleştirmektedir.Bağcılığa elverişli iklim kuşağı arasında yer alan ülkemiz dünyanın 4. en geniş bağ alanlarına sahip olup, 3.6 milyon ton üzüm üretimi ile dünyada 6.sırada yer alır. Bence bu konuda çok yüksek bir potansiyele sahibiz.Ülkemizin bu zengin yemek kültürünü yaptığımız şaraplarla doğru bir şekilde eşleştirip dünya’ya pazarlarsak neden bir şansımız olmasın?

                                                                      ALİHAN CEYLAN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir