Sanat

ALFRED STIEGLITZ

1 Ocak 1864’te ABD’nin New Jersey Eyaleti’nde, Alman-Yahudi ailenin ilk çocuğu olarak gözlerini açtı. Stieglitz, 1864’te dünyaya gözlerini açsa da,fotoğraf dünyasına ise bundan 12 yıl sonra açacaktı.

Stieglitz, neredeyse bütün hayatını fotoğrafın bir sanat dalı olarak kabul edilmesi için çalışarak geçirecek ve çalışmalarını, yaptığı işleri görerek biz de buna tanıklık edecektik.

Stieglitz, ortaöğretimini 1876-81 yılları arasında New York City College’de gidip, 1881’de ise Almaya’nın Karlsruhe şehrinde devam etti. 1882’de Berlin’de makine mühendisliği okumaya başladı. Stieglitz hemen ertesi yıl ilk fotoğraf makinesini aldı. Böylece karanlık odanın kapısı aralanmaya başlamıştı.

“ÖNCEBİR TUTKU SONRA BİR SAPLANTI”

Stieglitz, fotoğraf makinesini aldıktan sonra şu cümlelerle anlatmıştı hislerini “Onu satın aldım ve odama getirdim. Sonra onunla beraber etrafta aptal gibi dolanmaya başladım. Büyülenmiştim. Fotoğraf, önce bir tutku sonra bir saplantı halinde yaşamımdaki yerini almıştı.” Stieglitz, makinesini aldıktan sonra bir kursa katılır. Bu kursta kimyager Hermann Vogel’in öğrencisi olup, fotoğrafı yaratırken kimyanın rolünü öğrenmeye başladı. Bu başlangıç onu fotoğrafın içine daha çok çekmeye başladı.

1890’da Amerika’ya döndü. Bundan 3 yıl sonra, 1893’ten 1896 yılına kadar The American Amateur Photographer dergisinde editörlük yapmaya adım attı. Buradaki çalışma süresince, dergideki aboneleri, kulladığı kaba üslûp yüzünden uzaklaştırdı. 1897’de Camera Club of New York’ta Camera Work dergisinde bu klübün haber bültenlerini yayımladı.

Stieglitz,1893 yılında aşık olduğu, kendinden yaşça küçük olan Emmeline Obermeyer (Emmy) ile hayatlarını birleştirdi. Bu evlilikten ilerleyen zamanlarda bir de kızı olmuştu. Katherine Stieglitz. Alfred Stieglitz kızını, zamanında birçok fotoğrafının konusu olarak seçmiş, fotoğraflarını çekmişti. Kızı dünyaya gelmeden önce eşi ile de birçok ülke gezdi. Gezdikleri farklı yerlerden tek tek ilham topladı.  1894’te çekilmiş olan “Venetian Canal”da bu gezilerden birinde çekmişti. Bu fotoğraf Reflections sergisinin en önemli eserlerinden biriydi.

1902 yılında Clarance White, Alwin London Coburn Edward Steichen gibi fotoğrafçı arkadaşlarıyla birlikte Photo Secession grubunu kurdu. Bu grup,  fotoğrafın sanat olarak tanınmasına yönelik çalışmaları yapacak bir grup olacaktı. 1903’te ise Camera Work adlı ünlü fotoğraf dergisinin ilk baskısı satışa çıktı. Bu dergi sadece olduğu ülkede değil dünyaçapında bir üne sahip oldu ve 1917’ye kadar elli sayı yayımlandı.

FOTOĞRAF BİR SANATTIR

1905 yılında diğer sanat dallarının yanında fotoğrafın da artık sanat olduğunun kabul edildiği , New York 5. Caddede, “291” numarada ise aynı isimli bir galeri açtı. 1908-1917 arasında bu galeride fotoğrafların yanı sıra Picasso, Matisse, Rodin, Cezanne, Brancusi, Marin, Hartley, O’Keeffe gibi sanatçıların sergileri ile ilk çocuk sanatı sergileri açıldı.

Alfred Stieglitz, 1910’da Buffalo’ da Albright-Knox Sanat Galerisi’nde International Exhibition of Pictorial Photography adlı bir sergi düzenledi. Alfred Stieglitz’in  erken dönem fotoğrafları resim sanatına benzeyen özellikleri barındırırdı. 1911 ’de “resimsi” (pictorial) fotoğraftan uzaklaşarak “dolaysız” fotoğrafa yöneldi. Bunun sebebi içindeki modernizim ve yenilik dürtüsüydü. Bu yüzden fotoğrafın sadece kendi gücünü ortaya koyması, resim sanatının gölgesi altında kalmaması gerektiğine inanarak ve tabii ki Paul Strand’ın da fotoğraflarından etkilenerek tarzını değitirip resimsel fotoğrafın tam zıddı gerçekçi fotoğraflar çekmeye başlamıştı.

1915-16 yıllarında “291” adlı bir sanat dergisi yayımladı. 1917’de Galeri “291” kapandı, Camera Work’un yayımlanması durdu. 1925’te açtığı Intimate Gallery’i 1929’da kapatıp An American Place adlı başka bir galeri açtı. Bu galeride birçok ünlü fotoğrafçının sergisini açtı.

 ALFRED’İN “RUH İKİZİ”

Büyük aşkla hayatına aldığı Emmeline’le artık hiç bir şey eskisi gibi değildir. Hiçbir şey aynı kalmayınca bu evililikte  bitti. Boşanma süreci hiç kolay olmamıştı. Stieglitz, boşandıktan sonra ressam Georgia O’Keeffe ile 1924 yılında evlendi.

Georgia ile önce iş için tanışmıştı, zaman geçtikçe onun ömrünce aradığı “ruh ikizi” olduğunu söyledi. Yakın arkadaşlarından oluşan küçük bir toplulukla onunla evlenmişti. Georgia, Alfred’in ana ilham kaynağı idi. Sürekli onun fotoğraflarını çekti. Çoğunlukla detay çalıştı.  Fakat farklı olarak nü fotoğraflarını da çekerdi. Alfred Stieglitz, ressam Georgia O’Keeffe’nin  fotoğraflarını çekerek bir dizi oluşturmaya başladı. Bu dizideki fotoğraflar ona uzun bir süre yetecek cinstendi. Georgia, Alfred’in gerçekten her anlamda ilham kaynağıydı. Resimsi fotoğralarda bile onun resimlerinden etkinelerek çekerdi.

Alfred Stieglitz, 1937’de yaşadığı kalp rahatsızlığı nedeni ile aktif bir şekilde fotoğrafçılık yapamadı.  Mesleği ile arasına sağlık girince o da  eşi Georgia O’Keeffe ile birlikte tatil yaparak kalan yaşamını geçirdi. 1876’da karanlık odanın kapısını açan  Alfred Stieglitz,o kapıyı  1946’da sonsuza dek kapattı.

Son olarak yazıda açıkça dile getirmesem bile yaptığı çalışmalardan da anlaşılacağı üzerere Alfred Stieglitz aldığı her nefes boyunca fotoğrafın bir sanat olduğunu kanıtlamaya çalışarak ve bu sanatı geliştirmek için yaşamış bir kahramandı. Eğitim almamış fakat işin ehli bir insandı. Geride bize bıraktığı kareler ve fotoğraf yolunda attığı her adımda, açtığı yeni ışıklı yol için teşekkür etmeliyiz.

 Teşekkürler Alfred…

Gülsüm OZAN Daha detaylı bilgi  ve fotoğraflar için; https://romankahramanlari.com/alfred-stieglitz-fotograf-benim-tutkum-gercegi-arayisim-takintim/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir