Toplumsal Konulu Yazılar

Doğru bildiğimiz Yanlışlar

Beslenme konusundaki yanlış bilgilerin günümüzde çok kolay ortaya çıktığı ve  yayıldığı bir gerçek. Sağlığımız için büyük önem taşıyan gıda ve beslenmeyle alakalı sayısız önyargı, klişe, yanlış inanış ve yalan mevcut. Özellikle günümüzde internet ve basın yoluyla hiçbir güvenilirliği olmadan, bilimsel kanıtlara dayanıp dayanmadığı önemsenmeden hızla yayılan haberler görüyoruz. Bu bilgiler birçoğumuzun sağlığımızı tehlikeye atabilecek seçimler yapmamıza neden olabiliyor.

  1. Sabah aç karnına limonlu su veya greyfurt suyu içerek kilo verilir.
    Bir kalıp yağa limon damlatmak nasıl ki yağı eritmiyorsa, içeceğiniz limonlu karışım da yağlar üzerinde direkt bir etki yaratmayacaktır. Sıcak su soğuk suya göre mideyi daha geç terk eder, dolayısıyla geçici bir tokluk sağlar. Sabahları limonla tatlandırıp tüketeceğiniz ılık su ile gün içerisinde daha az atıştırma gereği duyabilirsiniz. Bunun dışında yağlarınızın erimesi gibi mucizevi bir etki beklemeyin. Limonlu suyun şu ana kadar yapılan çalışmalarda yağları erittiğine dair bir bulgu elde edilememiştir.
  2. Ekmek Kilo Aldırır.
    Ekmek bir karbonhidrat grubudur ve günlük almamız gereken enerjinin %50 sinin kabonhidrattan kaşılanması gerekir.Ekmek en temel enerji kaynağıdır. Gereğinden fazla tüketeceğiniz her gıda size nasıl kilo olarak geri dönecekse, fazla tüketeceğiniz ekmek de size kilo olarak geri dönecektir. Ekmeğin yağa ya da yemek suyuna bandırılmasıyla kalori iki, hatta üç katına çıkabilmektedir
  3. Esmer şeker  beyaz şekerden daha sağlıklıdır.
    Aslında esmer şeker ile beyaz şekerin kalori içeriği aynı, besin içerikleri farklıdır. Beyaz şekerin besin içeriği sıfır iken, esmer şeker içerisinde, az miktarda bitkisel protein, potasyum, magnezyum, kalsiyum, demir, sodyum, fosfor, B12 vitamini, kolin ve niasin barındırır. Buna rağmen esmer şekerin beyaz şekere göre pek de bir üstünlüğü yoktur. Şekeri hayatınızdan tamamen çıkartmak, sağlıklı yaşam konusunda atacağınız en önemli adım olacaktır.
  4. Balık ve Yoğurdu Beraber Yerseniz Zehirlenirseniz.
    Balıkta ve yoğurtta histamin adı verilen bir protein bulunmaktadır. Balık bayatladıkça içerisindeki histamin miktarı artmaktadır. Bayat balıkla tüketeceğiniz yoğurtla vücudunuza fazla miktarda histamin almış ve histamin zehirlenmesiyle karşı karşıya kalmış olursunuz. O yüzden balık ve yoğurt zehirlemez, bayat balık ve yoğurt zehirler.
  5. Zeytinyağı Kilo Aldırmaz.
    zeytinyağı önerdiğimiz yağlardan biridir.insan sağlığı üzerine çeşitli yararlar sağlamaktadır.içeriğinde omega-9 denilen yağ asitleri içermektedir.Ancak bu ekmeğimizi zeytinyağına bandırarak yiyebiliriz, dilediğimiz kadar tüketebiliriz demek değildir. Yağlar diğer makro besin öğelerine göre daha fazla kalori içerir ve şu bir gerçektir ki, yağın zeytin yağı mı, yoksa başka bir yağ çeşidi mi olduğunun kalori açısından pek bir önemi yoktur. Dolayısıyla hangi yağ çeşidi olursa olsun, gereğinden fazla tüketmek kilo olarak kişiye geri dönmektedir.
  6. Kepekli ürünlerin kalorisi düşüktür.

Hemen hemen hiçbir kepekli ürün, normal çeşidinden daha az kalorili değildir. Bir ürünün kepekli olması onun lif yani posa içeriğinin fazla olduğunun kanıtıdır. Kepekli ürünler; tokluk hissi veridiği,  şeker, kolesterol seviyelerini dengelediği ve dışkılamayı arttırdığı için daha sağlıklıdır.

  • Sağlıklı Besinleri istediğim kadar tüketebilirim 

Hayır…Bazı besinler sağlığımız için çok faydalı olsa da, ihtiyacımızdan fazla aldığımız her kalorinin yağa dönüştüğünü unutmamalıyız. Yağsız kraker, ihtiyaçtan fazla meyve, organik tahıllar veya taze sıkılmış meyve suyu sağlıklı gibi görünse de fazla tüketimi kilo almanızın basit ama tek sebebi olabilir. Her besinin gereğinden fazlası kilo olarak bize geri döner.

  • Bitki çay karışımları zayıflatır.

Zayıflama çayları adı altında geçen tüm bitkiler, idrar çıkışı ile vücuttan su kaybına sebep olur, ancak bu gerçek bir kilo verme değildir. Oysa  kilo vermek için vücuttan yağ dokularının kaybının olması gerekir. Ayrıca maydonoz, lahana, kiraz sapı gibi bazı bitkiler de diüretik etki göstermekte yani vücuttan su atımına yol açmaktadırlar.

  • Herkes günlük D vitamini takviyesini almalıdır

D vitamini eksikliğinin diyabet hastalığından, kalp hastalıklarına, depresyondan astıma kadar birçok hastalıkla ilgili olduğu bilimsel çalışmalarla saptanmıştır. Ancak D vitamini düzeyinizi kontrol ettirmeden takviye başlamayın. D vitaminin eksikliği kadar fazlalığı da ciddi rahatsızlıklara neden olabilir. Fazlalığı ciddi kalsiyum yüksekliğine neden olur. Bu durum kalp-damar hastalıklarına, mide bağırsak hastalıklarına, ruhsal ve sinirsel hastalıklara neden olabilir. Vitamin takviyesi yaparken bir uzmana danışmadan yapmamalısınız.

Sema Nur İLHAN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir