Gastronomi

YOĞURT

Bu hafta Türkiye genelinde her evde bulunduğunu düşündüğüm, bizim için olmazsa olmazlardan olan yoğurttan bahsedeceğim.

İnsanımızın yoğurt aşkını anlatmak için çok uğraşmama gerek yok sanırım. Yemeklerde kullanıyoruz, mezelerde kullanıyoruz, çorbalarda kullanıyoruz hatta bazı tatlılarda bile kullanıyoruz. Çoğu zaman herhangi bir şeyin içinde kullanmadan direkt kendisini tüketiyoruz ya da bunların hiçbirini yapmasak bile suyla karıştırıp ayran yapıyoruz kısacası hayatımızın her köşesinde yoğurda rastlamak mümkün. Ki kişisel tavsiyemdir yoğurdu suyla karıştırırken yarım şişe maden suyu ekleyip bir mikserle çırparsanız ayran keyfiniz iki katına çıkacaktır bunu da şöyle araya iliştireyim gurme bilgidir bence kaçırmayın.

Aslında dergiye yazmaya başladığım ilk zamanlarda ‘Yemek Savaşları’ başlıklı yazımda çok ufak değinmiştim yoğurda. Vakit o yazıyı detaylandırma vaktidir.

Bir soruyla başlamak istiyorum. Evinizde anneniz ya da bir aile büyüğünüz yoğurt yaptıysa görmüşsünüzdür yeni yapılacak olan yoğurt eski yoğurtla mayalanır. Peki yeni yoğurt eski yoğurtla mayalanıyorsa ilk yoğurt nasıl yapıldı?

Bu sorunun cevabına geçmeden önce tabii ki farklı şeylerden bahsedeceğim. Hemen cevabı vermek yok tabii fakat siz çok merak ettiyseniz yazının son paragrafına gidebilirsiniz ama sonra geri gelip yazının tamamını okumayı unutmayın.

Binlerce yıldan beri Türk ülkelerinde işlenen yoğurt, toplumumuzun beslenmesinde önemli yeri olan besin değeri yüksek bir süt ürünüdür.  Yoğurdun bir diğer güzel özelliği ise hiç nazı yoktur istediğiniz her sütten herhangi bir kabın içinde yapabilirsiniz.

Peki biraz daha geriye gidersek, yoğurt hakkında ilk yazılan yazılar ya da bilinen ilk bilgiler neler? Kaşgarlı Mahmut tarafından yazılan Divanü Lügâti’t-Türk ve Balasagunlu Yusuf Has Hâcip tarafından yazılan Kutadgu Bilig adlı eserlerde “yoğurt” kelimesine bugünkü anlamda rastlanılmaktadır.

Yoğurdun ortaya çıkmasına sebep olan şey neydi diye soracak olursanız hemen söyliyeyim;

Bildiğiniz üzere yerleşik hayata geçmeden önce çok uzun yıllar göçebe olarak yaşamıştı dönemin insanları. O zamanlarda et, süt ve yumurta en temel besin kaynağı fakat uzun yollarda süt dayanmayıp bozulduğu için maya kullanarak sütü yoğurda çevirmeyi denemiş insanlar ve bu sayede çok daha uzun süre dayanan bir yiyecek elde etmişler.

Yoğurdun Avrupa’ya yayılış hikayeside Fransız kaynaklarda şöyle yazıyor; 6. yüzyılda Fransa kralı I. Fransuva ateşli ishal hastalığına yakalanır. Birinci Fransuva’ya tedavi amacıyla Türkler tarafından yoğurt götürülür ve yemesi tavsiye edilir. Bu şekilde dünyada yoğurt üretimi birden bire artmaya başlar. O tarihte yoğurt Fransa’da daha ziyade ilâç olarak tanınmıştır. Fransız kralının hayatını kurtaran bir ürünümüz var ve geldiğimiz dönemde bu ürün dünya’da Yunan yoğurdu olarak tanınıyor bu da bizim ayıbımız olsun.

Az önce sorduğum soruya dönecek olursam bilinen ilk yoğurdun nasıl mayalandığına dair net bir bilgi maalesef yok fakat bir rivayet var onları söyleyeceğim. Yapılan araştırmalar sonucu göçebe olarak yaşayan atalarımızın karınca yumurtası içeren toprağı maya olarak kullanarak ki bu da bilinçli şekilde değil tamamen tesadüfi bir şekilde olduğu söylenmekte ilk yoğurdu bu şekilde yaptıklarına dair rivayet var.

Günlük hayatımızdan ve evlerimizden eksik olmayan yoğurt hakkında biraz tarihsel birazda rivayetler üzerinden bilgiler vermeye çalıştım umarım yazıyı beğenmişsinizdir. Önümüzde ki haftalarda yeni yazılarda görüşmek üzere.

BU ARADA SODALI AYRANI DENEMEYİ UNUTMAYIN 🙂

                         ALİHAN CEYLAN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir